Edirne İl Sağlık Müdürlüğü

T.C. Sağlık Bakanlığı
Edirne İl Sağlık Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Emziren Annelere Beslenme Önerileri

Güncelleme Tarihi: 21/12/2017

Emzirme, bebeğin sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için en uygun beslenme yöntemidir. Anne ile bebeğin sağlığı üzerinde biyolojik ve psikolojik birçok etkiye sahiptir.

Edirne İl Sağlık Müdürlüğümüze bağlı Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi diyetisyenlerinden Güler MERCAN YILMAZ’ın emziren anneler için beslenme önerileri şu şekildedir;

Annenin emzirme sırasındaki enerji ve besin öğesi ihtiyacı normal bir bireye göre daha fazladır. Annenin depolarını dengede tutması ve anne sütünün kalitesi bu dönemdeki beslenme ile yakından ilişkilidir.

Sütü ile bebeğin ihtiyacını tamamen karşılayan bir anne, günde ortalama 700-800 ml. süt üretir. Bunun için günde 750-800 kcal ek kalori gereklidir. Bunun 500 kcal’si besinlerle alınırken, 250 kcal’si gebelikte kazanılan depolardan karşılanır. Bu, annenin gebelik öncesi ağırlığına dönmesini kolaylaştırır. Ancak emziren annenin özellikle ilk 3 ay kesinlikle zayıflama diyeti uygulamaması gerekmektedir.

Mucizevî bir besin olan anne sütünün, annenin süt vermeye engel bir sağlık sorunu yoksa bebeğin gelişimi takip edilerek en az 6 ay tek başına; 2 yaşına kadar da ek besinlerle birlikte mutlaka verilmesi önerilmektedir.

Emzirme dönemi boyunca annenin dikkat etmesi gereken hususlar;

* Emziklilik döneminde anneleri en çok endişelendiren, sütlerinin yetip yetmeyeceğidir. Anne sütünün miktarını, yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra; stresten uzak olmak, yeterince dinlenmek ve bebeği sık aralıklarla emzirmek de olumlu yönde etkiler. Bu sebeple annenin, ruh ve beden sağlığına elinden geldiğince özen göstermesi gerekir.

* Mutluluk hormonu, alınan sıvı miktarı ve emme sıklığına bağlı olarak sütün miktarı artarken; sağlıklı ve dengeli beslenme ile sütün içeriği daha besleyici hale gelecek ve süt kalitesi artacaktır.

* Bu dönemde sıvı ihtiyacı normalden daha fazladır. Bu nedenle günlük 2,5-3 litre su tüketilmelidir. Buna ek olarak şekersiz kompostolar, süt, ayran, çorba ve bitki çayları da (rezene, ısırgan, nane, ıhlamur vb.) tüketilerek sıvı alımı artırılmalıdır.

* Annenin kalsiyum depolarının yeterli seviyede kalması ve süt içeriğinin dengeli olması için süt ve yoğurt grubu tüketimi artırılmalıdır. Emziren bir anne 3 porsiyon süt, yoğurt veya kefir tüketmelidir.

* Emzirme dönemi boyunca sütün kalitesi ve bebeğin gelişimi için düzenli protein alımı çok önemlidir. Bu nedenle günlük 3-4 köfte kadar tavuk, balık veya kırmızı et tüketilmelidir. Annenin beslenmesindeki çoklu doymamış yağ asitlerinin varlığı, yeni doğan bebeğin retina ve beyin gelişimi için önem taşımaktadır. Bu nedenle annelerin, haftada 2 kez balık tüketmeye özen göstermesi gerekmektedir.

* Emziren anneler her gün 1 yumurta tüketmeye çalışmalıdır. Yumurta, protein kalitesi ve yağ profili açısından çok önemlidir. Ayrıca; A, D, E, K ve B grubu vitaminler, demir ve fosfor gibi minerallerden de zengindir.

* Ispanak, karalâhana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, içerdikleri fitoöstrojenler ile süt miktarını arttırmaktadır. Ayrıca bu sebzeler kalsiyum, demir, folat ve vitamin A içeriği bakımından zengin olması yönü ile de sütün kalitesinin artmasına da katkı sağlamaktadır.

* Doğum sonrası hem annede hem de bebekte gaz problemi olabilir. Bu durumda ilk dikkat edilmesi gereken, emzirme şeklidir. Eğer bebek, emme sırasında hava yutuyorsa gaz şikâyetleri artacaktır. Anne de yavaş yemek yemeye, besinleri iyi çiğnemeye özen göstermelidir. Ayrıca; aşırı sıcak ve aşırı soğuk yiyeceklerin tüketiminden de kaçınılmalıdır. Buna rağmen gaz şikâyetleri devam ediyorsa; gaz yapma ihtimali olan kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek vb.) ve lahana, karnabahar, brokoli gibi sebzelerden uzak durulabilir. Ama annenin direkt olarak beslenme kısıtlamasına gitmeden önce, besinlerin kendini gerçekten rahatsız edip etmediğini analiz etmesi daha doğru olacaktır.

* Birçok araştırmada nikotinin süt üretimini azalttığı tespit edilmiştir. Ayrıca anne sütündeki kalıntılar da huzursuzluğa, kusma ve ishale, bebeğin yeterli kilo alamamasına yol açabilir. Bu nedenle, emzirme dönemi boyunca sigaradan ve sigara içilen alanlardan uzak durulmalıdır.

* D vitamini anne sütünde yeterli miktarda bulunmaz. Bebeğe yapılan takviye yanında; bebeği, güneşli havalarda her gün 15-20 dakika açık havaya çıkarmak, hem annenin hem de bebeğin vücudunda d vitamini sentezi açısından faydalı olur.

* Demir eksikliği, emzirme döneminde sık karşılaşılan bir sorundur. Demir eksikliği anemisini engellemek için kırmızı et ve yeşil yapraklı sebze tüketimi artırılmalıdır. Anne sütüyle bebeğe geçen demir, bebeğin demir depolarının dolması ve kan yapımında kullanılması açısından da önemlidir.

* Mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Çünkü iyot, bebeğin zekâ gelişiminde etkilidir ve doğal besinlerle alınamaz.

* Emzirme döneminde fazla çay ve kahve tüketimi, vitamin ve mineral emilimini azaltabilir. Ayrıca fazla kafein alımı, bebeğinizin daha huzursuz olmasına ve uykusunun bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle bu tarz içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.

Geleneksel olarak süt üretimini artırdığı düşünülen besinler;

            Yeterli araştırma bulunmamasına rağmen; kimyon, havuç, yulaf, arpa, rezene, dereotu, siyah susam, fesleğen gibi besinler geleneksel olarak emziren annelere yüz yıllardır önerilmektedir. Bu besinlerin süt üretimini artırdığı düşünülmektedir.