Edirne İl Sağlık Müdürlüğü

Sağlık Bakanlığı
Edirne İl Sağlık Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

7-13 Ocak Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası

Güncelleme Tarihi: 08/01/2018

              Verem Eğitim ve Propaganda Haftası ülkemizde 1947 yılında kutlanmaya başlamıştır. Halkımızın verem hastalığı ve hastalıkla mücadele konusunda bilinçlendirilmesini amaçlayan ve geleneksel olarak her yıl Ocak ayında düzenlenen Verem Eğitimi ve Propaganda Haftasının 71.si, 7-13 Ocak 2018 tarihleri arasında düzenlenecektir. 

               Tüberküloz (verem), halen dünya genelinde önemli bir sağlık problemidir.

                Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri verem mikrobu ile enfektedir. Bu insanların %10’unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığının ortaya çıkacağı düşünülmektedir.

  Tüberküloz erkeklerde kadınlardan daha sık görülmekte ve çoğunlukla ekonomik olarak üretken yaş grubundaki erişkinleri tutmaktadır.

  Dünya Sağlık Örgütünün “Küresel Tüberküloz 2016” raporuna göre dünya genelinde tüberküloz görülme sıklığı düşmekte ve tüberkülozdan ölümler azalmaktadır. Buna rağmen küresel tüberküloz yükü halen çok yüksektir. Rapora göre Dünya genelinde 2016 yılında 10,4 milyon yeni tüberküloz hastası ortaya çıkmıştır. Bunların %90’ı erişkin, % 10’u çocuktur ve %65’i erkek, %35’i kadındır.

              Tüberküloz, dünya genelinde en çok ölüme yol açan 10 nedenden birisidir. DSÖ raporuna göre 2016’da 1,7 milyon insan tüberkülozdan hayatını kaybetmiştir

            Veremin etkeni “Mycobacterium tuberculosis” mikrobudur. Kaynağı, tedavi görmemiş veya düzenli tedavi görmeyen aktif akciğer ve gırtlak veremi olan hastalardır. Mikrop hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan mikrobun havadan solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır. Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır. Balgam yaymasında mikrop pozitif bulunan ve akciğerinde yarası bulunan hastalar daha fazla mikrop saçarlar. Mikrop kaynağı ile karşılaşma süresi, ortamın genişliği ve havalandırılması bulaşmada önemlidir. En çok bulaşma hastanın aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına olur. Tedavi ile mikrop sayısı çok kısa sürede azalır. Hastaların çoğunda ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık yok olur.

            Verem enfeksiyonu, verem mikrobunun vücuda girmesinden sonra 8-10 haftada tüberkülin deri testinin (TDT) pozitifleşmesi ile kendini gösterir. Bu, hastalık değildir. Vücutta veremin sessiz durduğu ve adeta hapsedildiği bir durumdur. Vücut direnci düşünce mikrop çoğalarak hastalanmaya yol açar. Hastalığın gelişmesine yol açan ve vücut direncini düşüren hastalıklar ve etkenler vardır. AIDS bu bakımdan vücut direncini en çok kıran hastalıktır.

            Verem hastalığı, klinik bulguların ortaya çıktığı bir durumdur. En çok akciğeri tutar. Tuttuğu diğer organlar; akciğer zarları, lenf bezleri, kemikler, böbrekler ve beyin zarlarıdır. Vücudun bütün organlarında hastalık yapabilir.

            Verem hastalığının genel belirtileri; halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemesi ve akciğer yakınmaları: öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığıdır. İki-üç haftadan uzun süren öksürükte veremden şüphelenmek gerekir.

              Balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi verem tanısı için gereklidir. Hastanın semptomları (yakınma) ve röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenmeyi sağlar.

            Toplum sağlığı merkezi verem savaş birimlerinde veremin teşhis ve tedavisi ücretsizdir. Bu standart tedavi, hastanede ya da verem savaş birimlerinde aynı şekilde düzenlenir. Yeni verem hastalarının tedavisinde standart tedavide genellikle iki ay 4 farklı ilaçla ve dört ay 2 ayrı ilaçla olmak üzere 6 aylık tedavi uygulanmaktadır. Tedavide kullanılan bütün ilaçlar verem savaş birimlerinden ücretsiz verilir. Tedavide verilen ilaçların düzenli içilmesi çok büyük önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda mikrop saçmayı sürdürmektedirler. Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için, her doz ilacın bir sağlık personelinin gözetiminde içilmesi en uygun yoldur. Buna doğrudan gözetimli tedavi (DGT) denilir. Tedavinin verem biriminde ya da hastanede başlaması gerekir. Aylık takiplerinin de verem biriminde yapılması uygundur. Tedaviyi sonlandırana kadar özenle sürdürmek gerekir. Tüberküloz tedavisinde ilaçlar eksik ya da düzensiz kullanılırsa hastalık iyileşmez. Tam tersine tedavisi daha güç bir duruma gelir. Bu duruma “dirençli tüberküloz” denir.

            Verem hastası ile teması olan kişide enfeksiyon ve verem enfeksiyonu olan kişide verem hastalığı gelişimini önlemek amacıyla koruyucu ilaç tedavisi verilmektedir. Verem hastasının aile bireyleri ve diğer temaslıları verem birimlerinde ücretsiz olarak muayene edilir ve gerekli tetkikleri yapılır. Temaslı muayenesi sonucunda hasta olduğu tespit edilenler tedavi edilir. Hasta olmayan fakat verem olma riski taşıyan kişilere koruyucu ilaç tedavisi verilir. Koruyucu ilaç tedavisi tek ilaçla ve 6 ay süreyle verilir. Bu tedavinin hastalanmayı % 90' a varan oranda önlediği bilinmektedir.

            Verem hastalığını önlemede özellikle BCG aşısı çok etkilidir. Ülkemizde BCG aşısı doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere aile sağlığı merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Aşı zamanı geçirilirse de 6 yaşa kadar yapılabilir ancak bu durumda önce tüberkülin testi (TDT-PPD) yapılması gerekmektedir. Sonra uygun görülmesi durumunda aşı uygulanır.

            Verem hastalığı düzenli tedavi ile şifa bulur. Hedefimiz veremsiz bir Türkiye.